BilimFili -

74 gün önce

Beynimizin Gizli İşleyişini Ortaya Çıkaran İllüzyonlar

Görsel illüzyonlar, bazen gerçekliğe direkt olarak ulaşamadığımızı gösterir. Bu görseller, ayrıca, gözlemlenebilir dünyaya dair deneyimimize varan zihinsel süreç hakkında da bir ipucu sağlayabilir.

Elbette ki, pek çok illüzyonun da temelinde olduğu gibi; bu durum, beynimizde meydana gelen bir işleme sürecidir. Şöyle ki; beynimiz, gözlerimizden gelen bilgiyi ham bir kamera görüntüsü olarak almaktan ziyade, dışarıda ne olduğunu, görüntüdeki şekillerin ve nesnelerin tam olarak ne olduğunu belirlemeye çalışır.

Diğer beyin fonksiyonları hakkında bildiklerimizi göz önüne aldığımızda, beynin görselleri nasıl algıladığına dair oldukça iyi bir kavrayışa sahibiz: Beyin, gözümüzün arka kısmındaki retinada bulunan hücrelerden gelen milyonlarca küçük elektriksel titreşimi işler.

Ancak gözümüze gelen bilgi belirsiz olduğunda, beynimiz akıllı tahminlerde bulunmak zorundadır. Aşağıdaki üç görsel bu tahminleri son derece keyifli bir biçimde ortaya koyar.

Cinsiyet İllüzyonu

Richard Russell tarafından hazırlanan bu illüzyonda; aynı yüz, ten rengi biraz daha açık yapıldığında (soldaki görsel), kadın yüzü görünümü alırken, ten rengi biraz koyulaştırıldığında ise (sağdaki görsel), erkek yüzü gibi görünmektedir.

Söz konusu bu görsel, yanılsama oluşturmaktadır çünkü; ten rengi, yüz kontrastını –yüzün en karanlık kısımları (dudaklar ve gözler) ve en açık kısımları (deri) arasındaki fark– etkiler. Bazı yüz kontrastları, cinsiyet görünümünde belirleyici olabilir ve esasında kadınlardaki yüz kontrastı ortalaması kadınlarda erkeklerden daha yüksektir. Hatta bunun bilinçli olarak farkında olmasak bile, beynimiz, cinsiyetler arasındaki kontrast farklılığına uyum sağlar. Bu yüzden, kontrast; beynin, cinsiyeti belirlemede kullandığı bir ipucudur. Diğer bütün ipuçları dışarıda bırakıldığında, kontrast belirleyici bir faktör olabilir.

İllüzyon hakkındaki belki daha da ilginç olan şey; kontrast, basitçe yüzün cinsiyetini belirlememize yardımcı olmakla kalmıyor, aynı zamanda bir erkeğin ya da kadının yüzünü gördüğümüz deneyimi yaşamamıza neden oluyor. Kontrastın bir ipucu olarak kullanımı bilinçsiz bir süreçtir. Beynimiz, önceden sahip olduğumuz bilgileri birleştirdi ve imgedeki belirsizliği gidermek için de bu birleşik bilgiyi kullandı.

Coffer İllüzyonu

Coffer İllüzyonunu, başlangıçta, içe doğru geçmiş bir dizi kapı döşemesi gibi görebilirsiniz, fakat birkaç saniye sonra, beyninizin görsel imgelemi; size; görseldeki 16 adet daireyi fark ettirir. İnsanlar, bu tarz belirsiz figürlerle Antik Roma döneminden beri büyülenmişlerdir.

Söz konusu bu illüzyon, beynimizin görsel bölgesinin, nesneleri tanımlama konusunda gösterdiği yoğun odaklanma ile oynar. Burada, “pikseller”; kenarlar, konturlar, şekiller ve nihayetinde de nesneler oluşturmak için gruplandırılır. Öte yandan, tıpkı Coffer İllüzyonu’nda olduğu gibi, görsel, özü itibariyle belirsiz olmasından kaynaklı “doğru” bir gruplandırma şekli yoktur. Burada da iki farklı gruplandırma biçimi mantıklıdır: Biri; bir dizi yatay çizginin bir daire oluşturmak için kullanılması ya da iki dikdörtgen arasındaki interseksiyon şeklinde olabilir.

Peki ilk bakışta dikdörtgen gruplandırması yapmamızın nedeni nedir? Bu durumun muhtemel bir sebebi; gördüğümüz kapı döşemeleri de dahil olmak üzere gündelik yaşamımızda dairelerden ziyade sayıca daha fazla dikdörtgen şekline maruz kalmamız olabilir. Dolayısıyla, beynimiz, dikdörtgen şekilleri  oluşturan gruplandırmalara öncelik veriyor olabilir.

Aşkın Maskesi

Gianni Sarcone tarafından hazırlanan Aşkın Maskesi’nde, bir Venedikli maskesi, tek bir yüz ya da öpüşen iki insanın yüzlerini görmenize neden olabilir. Söz konusu bu illüzyon, yukarıda bahsettiğimiz Coffer İllüzyonu’na benzer şekilde çalışır. Görseldeki konturlar, iki farklı şekilde gruplandırılabilir vebu gruplandırmalardan hangisinin seçileceği noktasında beynimizde bir belirsizliğe neden olur.

Bu illüzyonun farklılığı ise, illüzyona bakan insanların bazılarında hiçbir gruplandırmanın baskın olmamasıdır. Yani görüntü, iki alternatif arasında makul derecede iki özgür geçiş yapılabilmesine neden olabilir. Geçiş yapabilmek, beynimizin belirsizliği ortadan kaldırabilme noktasında kullandığı ilginç yöntemlerden birisidir. Beynimizin diğer kısımları, belirsiz bilgiye dair en olası olanı seçebilecek ve diğer bütün alternatifleri görmezden gelebilecek mekanizmalara sahiptir. Geçiş yapmanın, görüntünün ne olabileceği hakkında tutarlı bir bilgi verme avantajı vardır ve bu da, dış dünyayla nasıl etkileşim kurulacığını öğrenme noktasında faydalı olabilir.

Bu üç illüzyon, bir nesnenin ne olduğunu belirleme noktasında görsel işlemenin son derece ayarlanabilir olduğunu ortaya koyuyor. Beynimizin görsel sunum oluşturma yeteneği, işlevsel olabilecek şekilde evrimleşmiştir. Bu yüzden, piksel karmaşıklığı sunmak yerine, dairelerin, dikdörtgenlerin, yüzlerin ve hatta yüzlerin cinsiyetinin dahi ayrıntılı görsel deneyimlerine sahibiz. 
 

KAYNAĞI GÖR

Türkiye’nin en sevilen haber uygulaması Bundle’ı indirin, hiçbir gelişmeyi kaçırmayın!
BUNDLE'I İNDİR