Popular Science Türkiye -

62 gün önce

Gelmiş Geçmiş En Kötü 49 İcat

Gülünç şeylerden tehlikeli şeylere ve düpedüz aptallık olanlara kadar, işte dünyanın işe yaramayan (ve belirli bir sırası olmayan) en parlak fikirlerinden bazıları.

Segway

Bunu icat eden Dean Kamen’a şunu verin: Kendisi bir ıvır zıvır uzmanı. 2001’de piyasaya çıkana kadar dünyayı değiştireceği düşünülen ve sıkı şekilde korunan bir sır olan Segway, taşıma alanında vadettiği devrimi hiçbir zaman getirmedi. Bu teknoloji epey hoş olsa da (çok pahalı jiroskoplar, bu şeyi devirmeyi neredeyse imkânsız hale getiriyor; yine de George W. Bush bir yolunu bulmuştu), Segway’in satışları Kamen’ın beklentilerinin çok altında gerçekleşti. Kendisi, alışveriş merkezindeki polislerin ve tembel turistlerin en sevdiği taşıt olarak yaşamına devam ediyor.

Yeni Kola

Pazarlamacıların bilmesi gerekirdi; müşterilerin bir ürüne olan duygusal bağıyla uğraşmamak gerekir. Özellikle 99 yıllık bir kola markası söz konusu olduğunda. 23 Nisan 1985’te ABD’de çıkarılan “daha yeni, daha tatlı” uyarlama, gizli tat denemelerinde başarılı oldu fakat gerçek dünyada fiyasko ile sonuçlandı. Tutucu kolacılardan çok miktarda telefon çağrısı, mektup ve sızlanma geldi. Bunun sonucunda yeni kola, sahneye çıkmasından sadece üç ay sonra kaldırıldı ve müşterileri, ilk aşklarına ulaştıklarını temin etmek amacıyla bütün kola kutuları ile şişelerine Klasik kelimesi eklendi.

Clippy

“Görünüşe göre bir mektup yazıyorsunuz. Yardım ister misiniz?” Microsoft Office kullanıcıları arasında hiçbir soru, Clippy’nin atik bir biçimde açılmasından daha fazla öfkeye sebep olmadı. Kendine iş edinmeye meraklı ofis yardımcısı, ilk defa Microsoft Office 97 yazılımında her türlü görevi tamamlamaya hazır olan sanal ve akrobatik bir kağıt atacı şeklinde ortaya çıkmıştı. Tek sorun, Clippy’nin dilini tutmakta sorun yaşamasıydı. Sayın kelimesi sayfaya düşer düşmez, mektup yazma kipine geçer, bir insanın en özel düşüncelerini yapılandırmaya hazır olurdu. Clippy, kelime işleme yazılımında artık başrol üstlenmiyor; bunun sebebi ise temel olarak, kullanıcı belgelerinin üstünde zıplama takıntısı olması ve bir de, artık kimsenin mektup yazmıyor gibi görünmesi.

Turuncu Ajan

1961’den 1971’e kadar Vietnam Savaşı’nda kullanılan kuvvetli bir bitki zehri olan Turuncu Ajan, Vietnam’ın kalın yaprak örtüsünü ortadan kaldırarak, altta duran düşman birliklerini meydana çıkarmak amacıyla tasarlanmıştı. Başarılı olsa da, bedeli yüksek oldu: Bu maddeye maruz kalmanın, insanlar için ölümcül olduğu; kanserlere, doğum kusurlarına ve çok sayıda başka bozukluğa sebep olduğu ortaya çıktı. Vietnam’ın üstüne yaklaşık 80 milyon litre boşaltıldı ve bu durum, yüzbinlerce Vietnam vatandaşının yaralanmasına ve doğum kusurları yaşamasına sebep oldu. ABD’li savaş gazileri de bu maddeye maruz kaldı; 1984 yılında, söz konusu maddenin üreticilerinden 180 milyon ABD Doları tazminat aldılar.

CueCat

1990’ların sonlarındaki teknoloji patlamasının zirvesinde piyasaya çıkan CueCat, devasa derecede pahalı bir hayal kırıklığı olmuştu. Kedi şeklindeki milyonlarca barkod okuyucu üretildi ve ABD’nin her yerine ücretsiz olarak gönderildi. İnsanların bunları kullanarak, özel şekilde işaretlenmiş bar kodları tarayıp internet adreslerini ziyaret etmeleri umulmuştu. (Bunu yapmak, bağlantıyı yazmaktan nasıl daha kolay olabilirdi, şirket bu soruya hiç cevap vermedi). Piyasaya sürülürken, CueCat kodlarının Wired ve BusinessWeek dergilerinde basılmasıyla birlikte epey gürültülü bir reklam yapılmasına rağmen, tüketiciler hiçbir zaman dergilerini kablolu ve kedi şekilli bir tarayıcının yanında okuma fikrine alışamadı ve CueCat’in, yüksek teknolojili bir kağıt ağırlığından pek farkı kalmadı.

Yüksek Faizli Konut Kredileri

ABD ekonomisini tepetaklak ederek durgunluğa sürükleyen ve çürük bir temeli olan yüksek faizli konut kredileri, kredi geçmişleri sarsıntılı olan insanlara verilmiş tehlikeli borçlardı. Faiz oranları 2004 yılında dibe daldığında bankalar, gerçekten ama gerçekten borç verilmemesi gereken insanlara, yüksek faizli konut kredisi vermeye başlamıştı. Daha da kötüsü, bu borçların pek çoğu ayarlanabilir faizli konut kredisi şeklinde yapılandırılmıştı ve faiz oranları, ilk birkaç yıldan sonra tırmanmıştı. Sonuç ise, bir haciz dalgası ve defterlerinde birçok batık kredi bulunan bankalar olmuştu. Kısacası, iktisadi bir felaket yaşanmıştı. Daha sonradan birçok bankacının olacaklardan haberdar olduğu ve açgözlülükleri yüzünden birçok ülkenin ekonomisini tehlikeye attığı ortaya çıkmıştı.

Çemberli Etek

Korse ile beraber giyilen çemberli etek, en rahatsız edici modaydı. Viktorya döneminin yadigârı olan çemberli etekler, bazen yaklaşık 1.8 metre uzunluğa erişiyor ve kapılardan geçmek gibi günlük görevleri daha zor bir hale getiriyordu. Topuklar, bu eteklere kıyasla düpedüz kullanışlı görünüyorlar.

Nintendo Virtual Boy

Virtual Boy, daha fazla acı çekmemesi için öldürülmeden önce, 1995 yılında piyasada sadece altı ay kalarak, Nintendo’nun en kısa ömürlü sistemi olarak perişen oldu. Sistem, tam gelişmemiş 3-B grafikler halinde oluşturulan oyunları oynamaya çalışan oyuncunun görüş gücünü tamamen karartan, hantal ve kıpkırmızı bir başlıktan oluşuyordu. Pahalıydı (fiyatı 180$ idi) ve sınırlı bir oyun listesiyle geliyordu (ABD’de sadece 14 tane vardı). Nintendo, Virtual Boy’u geri dönüşüm kutusuna göndererek, çok daha başarılı ve geleneksel Nintendo 64 sistemine yoğunlaşmaya karar verdi.

Farmville

Lanet olası Farmville! Facebook’taki oyunların en çok bağımlılık yapanı, belki oyun bile sayılmaz; daha çok, ekin ekmek ve toplamak amacıyla bir fareye sonsuz kere tıklamayı gerektiren, dijital bir çiftlikte düşüncesizce yapılan bir dizi çiftlik işi. Hal böyle olunca, bu acayip dijital bağımlılığın ardındaki uğursuz deha Zynga, Amerikalıların %10’undan fazlasının çevrimiçi çiftlikler oluşturmak için oturum açtığını söylüyor. Bu miktar, kaç saatlik verimliliğin kaybolması demek? Tahmin etmek zor.

Hidrojene Yağlar

2000’li yılların sağlık felaketi olan trans yağlar, faydalı bir amaç uğruna icat edilmişti. İnsanlar, 1800’lü yılların sonlarında, gıdaların raf ömürlerini artırmak amacıyla bitkisel yağ gibi yağlara hidrojen eklemeye başlamışlardı. Fakat günümüzde yapılan çalışmalarda, doğal şekilde meydana gelmeyen bu bileşimin, kötü kolesterol ve kalp hastalığı tehlikesinde artış yaşanmasına katkıda bulunarak sağlık açısından beklenmedik sonuçlar oluşturduğu bulundu. McDonald’s gibi üreticiler, sattıkları gıdalardan trans yağları kaldırmak için birbirleriyle yarıştılar. 2006 yılında, ABD’li gıda üreticilerinin ürünlerinde bulunan trans yağ miktarını etikette göstermesi zorunlu olmuştu.

Balke

1959 yılında DeForest C. Jarvis tarafından icat edilen Honegar veya Türkçe ismiyle Balke, tam da adı üstünde bir şey: Eşit miktarlarda bal ve elma suyu sirkesinin karışımı. Jarvis, Vermont eyaletindeki kırsal çiftçilerin, özellikle sağlıklı olduğuna inandığı içki alışkanlıklarından ilham almış. İnsanlar bu tatsız tarifi tutmasa da (yine de çağdaş hayranları var), bilim o kadar da kötü olmayabilir: Hem bal hem de elma suyu sirkesi, fazla miktarda önemli antioksidan içeriyor ve eklem iltihabı gibi rahatsızlıklar için kocakarı ilacı niteliği taşıyorlar.

Hidrojenli Zeplinler

Hindenburg 1931 yılında tasarlandığında, zeplinin üreticileri onu havada tutmak için helyum yerine hidrojen kullanmak yönünde ölümcül bir seçim yapmışlardı. Hidrojen daha ucuzdu ve kullanıma daha hazır durumdaydı fakat, yüksek oranda yanıcı olmak gibi kötü bir yan etkisi vardı. Ünlü balon 1937 yılında alev alıp sadece 36 saniyede düştüğü zaman, bu durumun bir sorun olduğu ortaya çıkmış ve hidrojenli balonun sonu gelmişti. Ünlü Goodyear balonlarının da içinde olduğu en son balonlar, çok daha az uçucu olan helyumdan güç alıyorlar.

Saç Spreyi

Peynir, balık, sardalya; teneke bir kutudan hiçbir zaman iyi bir şey çıkmadı. Saç da istisna değil. Mesai saatleri dışındaki reklamlarda nefes almadan yaygarası yapılan püskürtülebilir saç, sözde kel noktaları kapatıyordu. Gerçekte ise teneke kutu, kutu bir sprey boya kullanmış olsanız biraz daha iyi görünecek olan ince bir pudra yayıyor. Hiç değilse, asaletli bir şekilde yaşlanmak konusunda kesinlikle söylenecek bir şeylerin olduğunu kanıtlıyor.

DDT

DDT; sıtma gibi, böceklerin taşıdığı belalara karşı sihirli kurşun olacaktı. 1873 yılında keşfedilen DDT (bu kadar akılda kalmayan dikloro-difenil-trikloroetan‘ın kısaltması), 1939’a dek yaygın şekilde kullanılmamıştı. 1939 yılında İsviçreli kimyacı Paul Hermann Muller, 2. Dünya Savaşı sırasında bu kimyasalın böcek zehri olarak etkili olduğunu fark etmişti ve bu keşif, kendisine 1948 yılında Nobel Ödülü kazandırmıştı. Savaştan sonra, kimyasalın kullanımı patladı: ABD’de, 1942’den 1972’ye kadar yaklaşık 612 milyon kg DDT kullanılmıştı.

Fakat DDT çılgınlığında, her yıl milyonlarca kilogramlık güçlü böcek zehri dökmenin çevresel etkileri hesaba katılmamıştı. Rachel Carson’ın 1962 yılında yayınladığı ve yeni ufuklar açan Sessiz Bahar isimli çevre kitapçığı, DDT’nin insanlarda doğurganlık sorunları ile sinirsel sorunlar oluşturduğunu ve doğal yaşamdaki besin zincirinde birikerek kuşları zehirlediğini söyleyerek ilk uyarı çağrısını yapmıştı. Bileşenin kullanımı sert bir şekilde düşüş gösterdi ve 1972’de DDT, ABD’de tamamen yasaklandı.

Auto-Tune

Bu teknoloji, kötü şarkıcıların kulağa iyi gelmesini; gerçekten kötü şarkıcıların da (burada resmedilen T-Pain gibi) robot gibi ses çıkarmasını sağlayabiliyor. Ayrıca, sesi Kanye West veya Cher gibi çıkan şarkıcılara, onların da şarkı mırıldanabileceğine dair yanlış bir güven veriyor. Çok teşekkürler, bilgisayarlar.

Kırmızı Boya No. 2

1970’lerin en yaygın gıda boyaları arasındaki Kırmızı Boya No. 2, Sovyet bilim insanlarının bu madde ile kanser arasında bir bağlantı olduğunu iddia etmesinden sonra piyasadan çekilmişti. Telaş fazla mı kaçmıştı? Belki; kimse, bir kırmızı boya hastalığından ölmemişti. Fakat söz konusu korkunun, kırmızı M&M’leri on yıl boyunca paketlerden uzak tutması, bu içeriğin listeye girmesi için yeterli.

Ford Pinto

1971 modeli, tüm zamanların en kötü arabaları arasındaydı. Bir araba, arka uç kısmından gerçekleşen bir çarpışmada kelimenin tam anlamıyla patlamaya karşı kötü bir eğilim gösterdiği zaman, böyle şeyler oluyor. Ford’un bu sorunu öğrendikten sonra yazdığı rezil bildiri de işin tuzu biberi olmuştu; şirket, Pinto’yu düzeltmektense kurbanlara tazminat ödemenin daha ucuz olacağını savunmuştu.

Paraşüt Ceketi

Dürüst olmak gerekirse, muhtemelen bunun nereye varacağını tahmin edebilirsiniz. Aşağıya. Hızlı bir şekilde. 1912 yılında Alman mucit Franz Reichelt tarafından tasarlanan paraşüt ceketi, Reichelt Eyfel Kulesi’nden atlamak için bir tane giydiği zaman epey gündem olan bir açılış yapmıştı. Paraşüt açılmadı ve Reichelt öldü.

Betamax

Betamax çok kötü bir ürün değildi fakat pazarlamacılığın ters gitmesi bakımından bir ders niteliğindeydi. Video biçimi savaşlarında VHS’ye karşı kaybeden Betamax, 1975 yılında tamamen hazır olmadan önce, üreticileri ikna etmek için acele eden Sony tarafından, tescilli bir biçim olarak kabul ettirilmeye çalışılmıştı. Fakat Betamax bir saate kadar video kaydı yapabilirken, VHS iki saate kadar yapabiliyordu. Bu küçük fark, VHS’nin pazarda sağlam bir yer edinmesi için yeterliydi ve bunu başkasına bırakmadı. Betamax ise bir dipnot haline geldi.

Bebek Kafesi

1930’larda, bebeklerine yer bulamayan Londra’lı dadılar, bebek kafesine başvurmuştu. Tıpkı kulağa geldiği gibi: Patenti 1922’de ABD’de alınan ve şehre açılan pencerinizin dışındaki o yeri bebeğiniz için ayırmanızı sağlayan ürpertici bir tertibat. Tehlikeli mi? Belki, fakat çok kullanışlı. Ne kadar sevimli; ne kadar tuhaf.

Güneşlenme Yatakları

Morötesi ışınlara (ister doğal ister yapay olsun) fazla miktarda maruz kalmanın olumsuz etkiler oluşturduğu ortada. Aslında, cilt kanseri vakalarının yaklaşık %90’ı, morötesi radyasyonunun doğrudan bir sonucu. Güneşlenme yataklarının bu konudaki payı hâlâ çok önemli. ABD’de 1970’lerde ortaya çıkan bu cihazlar, tehlikelerinin duyurulmasına rağmen, özellikle ergenler arasında tutulmaya devam etti. 2010 yılının Nisan ayında yapılan bir çalışmada ilk defa, iç mekan bronzlaştırıcılarının, uyuşturucuların ve alkolün yaptığı şekilde, belirli bir biçimde bağımlılık meydana getirebileceği gösterildi.

Hula Sandalyesi

Bu bir lunapark gezisi mi yoksa bir idman cihazı mı? Hula Sandalyesi, otururken (genelde idman şeklinde düşünülmez) hulahop kullanmanın (gerçek idman) verdiği karın çalıştırma duygusunu oluşturmaya yelteniyor. Evrakları kayda geçirirken karın kaslarınızı çalıştırmak güzel bir fikir, fakat alt kısmınız böyle nefes nefese kalırken odaklanmaya çalışmak saçma bir şey. Ah, ayrıca sandalye 250$’dan fazla tutuyor.

Foursquare

Her düşüncenizi Facebook ve Twitter aracılığıyla yayınlamak yeterli gelmediği zaman, Foursquare var; yeni nesil ürpertici sosyal ağ. Bulunduğunuz yeri söylemek yerine, telefonunuzun GPS’ini kullanarak adresi yayınlayabilirsiniz. Yerel kafenize diğer herkesten daha fazla giriş yaptığınız için rozet kazanabildiğiniz, kendine hayranlık duyan bir nesilden faydalanan başka bir araç sadece. Kuponlar nihayetinde bir prim teşviki şeklinde görünse de, Foursquare sadece, sanal şekilde yaşayan bir neslin üstüne başka bir katman örüyor. 2009’da sunulan sitenin kullanımı, çoğu sosyal medya olgusunda olduğu gibi sürekli artıyor.

Pat Diye Çıkan Reklamlar

Titreşen reklamlar, yanıp sönen afiş reklamları, öten reklamlar. Web tarayıcıları, 2000’li yılların başlarında pat diye çıkan (pop-up) reklamları sunduğu zaman, reklamcılıktan kaçmak zaten ümitsiz bir çabaydı ve internet sitelerinin gelir oluşturmak için kullandığı, neredeyse kaçınılmaz bir hileydi. Bu reklamları aşağılamak için yüzlerce öfkeli Facebook grubu kurulmuştu. Nihayet pop-up engelleyiciler oluşturulsa da, bir pop-up reklam sağanağı getirecek veya bilgisayar ekranını hepten donduracak olan bağlantıya ne zaman tıklayacağınızı hâlâ bilemiyordunuz.

Telefon Parmakları

Dokunmatik ekranlı telefonlar ile birlikte, bazı insanlar gerçekten parmakizlerinden endişeleniyorlar. Avustralyalı bir şirket, bu günümüz tereddütü için yeni bir çözüm bulmuş: Parmaklarınızı, Telefon Parmakları olarak bilinen kauçuk yardımcılarla kaplamak. 10€’dan daha az bir paraya, müşteriler pembe, beyaz, mavi veya siyah parmaklarla sokaklarda gezebiliyorlar. Satın alanlar için tek sorun, parmakları kolay bir şekilde sığdırmaktı. Şirket, satın alanların “parmak boylarını” ölçmesi için tasarlanan, yazdırılabilir bir boyut çizelgesi ile bu endişelerin üstesinden geldi. Sadece parmağınızı bir kağıda koyun ve işte size büyük boy.

CFC’ler

Kloroflorokarbonların kısaltması olan CFC’ler, çevreye çok zarar veren kimyasal bileşenlerdir. Soğutma birimlerinde ve ayrosol kutularında kullanılan CFC’ler, atmosferde bulunan ozon ile birleşerek onu etkisiz hale getirir ve ozon tabakasını zayıflatır. Ozon tabakası, dünya yüzeyini, güneşten gelen morötesi ışınımdan koruyan ve çevre bakımından önemli olan bir engeldir. 1970’li yıllardan beri artış gösteren yasal düzenlemeler ile CFC’lerin kullanımı azalmış olsa da, bu madde atmosferde yaklaşık bir yüzyıl kadar kalabilir. Bu durum onu, çok uzun ömürlü bir hata haline getiriyor.

Plastik bakkal ve market poşetleri

Kağıt poşetlere karşı kullanışlı ve ucuz bir alternatif şeklinde tanıtılan plastik bakkal ve market poşetleri, 1970’li yılların sonunda kabul görmüştü ve artık perakendecilerin poşetleme ihtiyacının %80’ini karşılıyor. Bu poşetler milyonlarca ağacı kurtardı fakat yine aynı derecede kötü olan sonuçlar getirdiler: Her yıl 500 milyondan fazla kullanılıyor ve atılıyorlar; bunların da milyonlarcası hiçbir zaman çöp sahasına ulaşmıyor ve çöp olarak yere atılıyor. Üstelik bu poşetlerin ayrışması, üretimde kullanılan plastiğe bağlı olarak birkaç yüz yıl sürebiliyor. Peki çözüm ne? Geri dönüştürmek veya daha da iyisi, hem kağıt hem de plastik poşetlerden vazgeçerek, yeniden kullanabildiğiniz çantanızı getirmek.

Bumpit

Hey bayanlar! Kafatasınızda doğal olmayan bir çıkıntı yok diye hayal kırıklığı mı yaşıyorsunuz? Bumpit size yardım etmek için burada! Reklamlarda pek öyle olmuyor fakat “saça hacim veren” bu eklenti hemen hemen hiç kullanışlı değil. Ünlülerden kullanması muhtemel olanlar kimler mi? Jersey Shore dizisinden Snookie ve hatta iddiaya göre Sarah Palin. Kararı kendiniz verin.

Elektrikli Yüz Maskesi

Aynı anda hem daha genç, hem de bir seri katil gibi görünmek isteyenler için.
Sony CD Kopyalama Koruması

iTunes çıkmadan önce plak şirketleri, insanların müzik korsanlığı yapmasını durdurmak için her türlü mantıksız önlemi denemişti. En saçma icat Sony’ye aitti: Dinleyicilerin bilgisayara şarkı kopyalamasını önlemek için, 2002 yılında CD’lere bir yazılım gömmüştü. Tek sorun ne miydi? Yazılım, bir tahta kalemiyle diskin kenarı boyunca bir sınır çizilerek kolaylıkla aşılabiliyor, pahalı engeli işe yaramaz hale getiriyordu.

Jaluzi Güneş Gözlükleri

Kanye West; berbat şarkıları, televizyon ve ödül gösterilerindeki berbat anları arasında, bu listeye de kişisel olarak dahil oluyor. Fakat biz burada kendisini, şimdiye kadarki en berbat güneş gözlüklerini yeniden meşhur yaptığı için suçlayacağız sadece. 80’lerin modası olan bu çizgili güneş gözlükleri, West 2007 yılında “Stronger” isimli müzik videosunda onları gösterip, yeni bir moda moronları nesline tamamen anlamsız ve işlevsiz bir aksesuar sunana kadar unutulmuş haldeydi.

Pet Spa

Bu bir yıkama ve kurulama makinesi; evcil hayvanınız için. 2004 yılında CBS kanalının haber bültenine şamatalı bir şekilde konu olan Pet Spa, kedi veya köpeğinizi ellerinizi kullanmadan yıkamayı sağlıyordu. Şanslıymışlar ki, çoğu insan hâlâ bu işi eski usülle yapıyor.

Pontiac Aztek

Sorun araba değil, estetik. 2001 yılında, “Çok muhtemel ki, gezegendeki en becerikli taşıt” sloganıyla çıkmış olsa da, sürücüler onu farklı bir şekilde karşılamıştı: Aztek, çok muhtemel ki gezegen üzerindeki en çirkin taşıttı. Pontiac, nihayet 2005 yılında daha fazla acı çekmemesi için onu öldürene kadar ortalıkta tutmuştu, fakat kendisi, ormana gömülmüş halde bırakılması gereken bir fikirdi.

Köpekler için Snuggie

Snuggie’nin işlevselliğini anlayabiliyoruz. Uzaktan kumandayı veya bir içeceği alabiliyorken, kollarınızın hâlâ sıcak kalmasını istemeniz mantıklı. Peki bir köpek Snuggie’si? Ürünün reklamı, köpeklerin geleneksel süveterlerinden şikayet edip “çekin! Bakın, gergin!” dese de, biz sınırı burada çiziyoruz. Köpeklerin Snuggie’lere ihtiyacı yok işte.

Uçan Araba Mizar

Uçan araba salt bilim kurgu değil. Mucitler, 1940’larda bir arabayı ABD’nin Kaliforniya eyaletinden Ohio eyaletine uçurmayı başarmışlardı, fakat söz konusu model, masraf ve teknik kısıtlamalar sebebiyle hiçbir zaman yola çıkmadı. Ancak Henry Smolinski isimli bir mucit, 1973 yılında bir Cessna uçağının kanatlarını ve kuyruğunu, o kadar araba varken Ford Pinto’ya bağlayarak, diğerleri başarısız olurken başarılı olmaya çalıştı. Pinto, Kaliforniya’da yapılan bir test uçuşunda serbest kaldı, yere düştü ve Smolinski ile yolcusunun ölümüne sebep oldu.

Asbest

Asbest ilk bakışta, bir inşaat işçisinin dert ortağı gibi görünüyor. Bu becerikli mineral lif, emilim konusunda üstün durumda ve şiddetli sıcaklıklara dayanabiliyor. Fakat zemin fayanslarının veya çatı padavralarının tamir edilmesi veya değiştirilmesi gerektiği zaman, asbest şekil değiştirip ev sahibinin başağrısı haline geliyor. Bir binanın başlangıcını yönlendiren aynı güçlü lifler, değişiklik veya yıkım aşamalarında fena hale gelebiliyor. O durumda zehirli parçacıkları solumak, asbest hastalığına sebep oluyor; bu hastalık, akciğerlerde fibrozlar oluşmasına, göğüs kafesinde ağrı oluşmasına, nefes darlığına, tırnaklarda anormalliklere, parmakların çomaklaşmasına ve diğer şikayetlere yol açıyor. ABD Çevre Koruma Dairesi, bu etmenler sebebiyle 12 Temmuz 1989’da, asbest içeren çoğu ürünü yasaklayan bir hüküm yayınladı. Ancak New Orleans eyaletindeki Beşinci Temyiz Mahkemesi, iki yıl sonra bu kararı bozdu ve sadece sadece bazı ürünleri yasaklı listesinde bıraktı (döşeme keçesi, hasta kayacı ve oluklu, ticarî ve özel kağıt). Zaten bir maddenin, federal hükümetin Zehirli Maddeler & Hastalık Sicil Dairesi’ne nasıl gittiği bile belli değil.

Olestra

Söz konusu beslenmek olduğu zaman, sıfır kalori, sıfır gram kolesterol ve sıfır gram yağdan daha iyi bir denklem olabilir mi? Amerika Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), 1996 yılının Ocak ayında olestrayı besin katkı maddesi şeklinde onayladı. Sağlıksız pişirme yağı, margarin ve tereyağı çöpe atılmıştı. Frito-Lay, 1998 yılında yağsız olduğunu iddia ettiği WOW! isimli patates cipsi kümesini sunarak, olaya atlayan ilk şirketler arasında olmuştu. Fakat olestranın açgözlü bir kimyasal olduğu ortaya çıktı. Besinlerdeki istenmeyi yağı ortadan kaldırmanın yanında, vücudun gerekli vitaminleri emme becerisini de iptal ediyordu. Yan etkileri arasında kramplar, gaz ve ishal vardı. Bu durum, yağsız patates kızartmalarını, folyoyla kaplı geçici bir ticaret modasına dönüştürmüştü. FDA, bugüne kadar olestrayı yasal bir gıda katkı maddesi olarak tutsa da, sağlık üzerindeki sonuçları bireysel müşterilere bıraktı.

Comfort Wipe

Ev ürünlerinin sürekli değişen tabiatında, tuvalet kağıdı nispeten istikrarlı kalmıştı. İlk rulolu ve delikli tuvalet kağıdının patentini, 19’ncu yüzyılın sonlarında Seth Wheeler isimli birinin aldığı biliniyor. Fakat Comfort Wipe’ın üreticileri, tuvalet kağıdının 100 yıldan fazla süredir devam eden başarısına katılmıyorlar. Temizlik sektörünü sarsan TeleBrands, kirli bir kağıt parçasıyla temas kurmaktan korkan bireylere yardımcı olmak amacıyla bir uzatma kolu ile kabını takdim etmiş. Temiz kağıt, 45 santimetreye kadar uzanabilen bir çubuğa ekleniyor ve sapın ucunda yer alan bir serbest bırakma düğmesi, geri kalanı hallediyor. Görünüşe göre reklamdaki “çekinmeyin” sözü, müşterilerden çok TeleBrands’a uygun düşmüş; şirket, ürün daha piyasaya çıkmadan, 2009 yılının Haziran ayında ürünü durdurmuş.

Sahte At Kuyruğu Saçlar

Aslında bu madde, genel olarak takma saçlar için olabilirdi fakat sahte at kuyruğu, özellikle berbat durumda. Ona ne kadar para verdiğiniz önemli değil; çünkü herkes sahte olduğunu söyleyebilir. (Yani, en azından sizin değil. Bazıları, gerçek insan saçıyla üretiliyor.) Eğer sahte at kuyruğunu bir erkek giydiyse, kötü zevk ikramiyesi de var.

HeadOn

Alın için olan ChapStick gibi görünen HeadOn, herhangi bir hap içmeden baş ağrınızı dindirdiğini iddia ediyor. Aslında reklamı (şimdiye kadarki en rahatsız edici dış ses yer alıyor; cidden, sadece izleyin), ürünün kendisinden daha başarılı oldu. Piyasada güveni sağlamaya yardımcı olmayı amaçlayan Daha İyi Ticaret Bürosu, HeadOn’un, “iddialarını destekleyen güvenilir bir deney sağlamadığını” söylüyor. Pek çok doktor, bunun baş ağrılarını gerçekten tedavi ettiğine dair hiçbir bilimsel temeli bulunmadığında hemfikir, ancak şirket, ortada homeopatik bir fayda olduğunu iddia ediyor; ki homeopati de bilimsel delillere dayalı olmayan bir sahtekârlıktan ötesi değil. Yine de, HeadOn reklamlarının başağrısını tedavi etmekten çok, onu harekete geçirmesinin daha muhtemel olduğunu düşünüyoruz.

Ödemeli Tuvaletler

Vakit nakittir. Fakat bu atasözü, tuvaletlere uygulanmalı mıdır? 1970’li yılların ortalarında, umumi tuvaletlere bağlı ücretlerin üstüne sifonu çekmeyi ümit eden Amerikalıların sayısı artıyordu. Amerika’daki Ücretli Tuvaletleri Sonlandırma Kurulu’nun da yardımıyla, Şikago’nun başını çektiği birkaç anakent alanı sonunda istediklerini elde etti. New York şehri ise ters bir yön izledi ve Madison Meydan Parkı’ndaki ilk ödemeli tuvaletin açılışını yapmak için 2008 yılının Ocak ayına kadar bekledi. Müşterilere 25 Cent karşılığında, bir parkmetrenin oranına eşit miktarda, 15 dakikalık bir mahremiyet bağışlanıyordu. Fakat asıl farklılık, o 15 dakikalık sınır dolduğu zaman görünüyordu. Zorla bilet toplayan bir polis memuru yerine, kapılarını otomatik olarak açarak ve misafirini şehrin ışıklarına maruz bırakarak cevap veriyordu ödemeli tuvalet. Satın alanlar listesinde sırada kim vardı? Havayolu şirketleri vardı; tek seferde bir çeyreklik ile, ticari sınıfı yeniden tanımlıyorlardı.

Sanal bebekler

Bir çocuk, bir ebeveynden ilk evcil hayvanını istediğinde, savunma makamı şüphesiz şöyle der: Onu besleyecek misin? Bakımını yapacak mısın? Bandai oyuncakları ile birlikte, 1990’ların sonlarındaki çocuklar nihayet, ceplerine sığan evcil bir hayvanla birlikte o basit soruları geride bıraktılar. Sanal bebekler; A, B ve C düğmelerinin bileşimleri yoluyla beslenebiliyor, değiştirilebiliyor ve eğlendirilebiliyorlardı. Fakat tıpkı kalbi atan gerçek bir evcil hayvan gibi, yumurta şeklindeki cihaz da sürekli bakım gerektiriyordu. Eğer bakılmazsa, ölebiliyordu; hem de bir günden kısa bir sürede. Çocuklarında zaman yönetimi becerilerini teşvik etmek isteyen ebeveynler için, sanal bebek genelde bu savaşta kazançlı çıkıyordu. Anne! Anne!

Kurşunlu Benzin

Yerel benzin istasyonuna girdiğinizde, her pompada ortak bir şey vardır. Yeni moda, “kurşunsuz”. Benzin şirketleri zengin olmak için, kurşunla ilişkili tehlikeleri yaklaşık 60 yıl boyunca görmezden geldiler. Tetraetil kurşun, araba yakıtındaki oktan seviyelerini yükseltiyordu fakat bu kararın ne kadar güvenliği olduğu konusunda ilk günden beri bazı tahminler vardı. Time dergisinin 10 Kasım 1924 tarihli sayısındaki bir raporda, New Jersey eyaletinde bulunan Standard Oil Company şirketindeki 35 adamın “meslekî bir hastalık” sebebiyle hastalandığı gösterilmişti. Uykusuzluktan düşük tansiyona kadar değişen belirtilerin hepsi de kurşun zehirlenmesi ile ilgiliydi. 1986 yılında EPA, kurşunlu benzinin aşamalı şekilde durdurulması sürecini tamamladı ve satış istikrarı ile sağlık istikrarını takas etme macerasını sona erdirdi.

Titreşimli Karın Kemeri

Bilgisayar oturumları ve trafik tıkanıklıklarıyla dolu olan çağdaş iş günü, yerleşik bir yaşam şekline elverişli durumda. Fakat, bir an önce kilo vermek isteyen insanlar için, kibar bir şok cihazını andıran acayip bir aletten daha iyi seçenekler bulunuyor. Fiyatı belki de ortalama bir spor salonu üyeliğinin fiyatından daha az olsa da; titreşimli karın kemeri, esas bölgelere hafif elektrik yükleri göndererek kas kasılmalarını teşvik ediyor. Eğer idman yapmanın amacı kalp sağlığını korumaksa, kalbi neden tehlikeye atasınız? Acı, zayıflığın vücudu terk etmesidir fakat titreşimli karın kemeri, paranın cebi terk etmesidir.

İstenmeyen E-posta

Gündelik tekliflerin çok azı bedava diyarından gelir. E-posta hesapları hâlâ bu listeye giriyor. Fakat bedava olan her şeyde olduğu gibi, burada da bazı ilgili bedeller bulunuyor. Sanal posta kutularına bağlı en somut lekelerden biri de istenmeyen e-posta. Bir klasördeki bütün dağınıklığın içinde, binlerce adrese gönderilen ve istenmeyen mesajlar vardır. Uyarı işaretlerini okuyacak kadar uyanık olmayanlar, kıvrıkkuyruklar.com’dan gelen ve “Çünkü bunu hak ediyorsun!” diyerek düşük faizli ev kredisi şansı sunan hayali Alan Lutz ile arkadaş olabilirler. Doğru koruma programları yoksa, söz konusu karar, ortalama bir bilgisayarın raf ömrünü önemli oranda etkileyebilir. Önemsiz e-posta ormanını görmezden gelecek kadar bilge olanlar içinse bu işlem, Web trafiğini sadece bir adet yalaka bilgisayar tuşunda topluyor; silme tuşunda.

Koklagör

3 Boyutu unutun; seyirciler aslında bir filmi koklamak istiyorlar. Mike Todd Jr. böyle düşündü ve 1960 yılında, bahtsız Smell-o-Vision yutturmacısına para yatırdı. Özenle hazırlanmış bu düzenekte; bir film makarası, borularla seyircilere iletilen kutulanmış haldeki kokuların, filmdeki önemli noktalarla eşgüdümlü bir şekilde yayılmasını tetikliyordu. Smell-o-Vision’dan yararlanan tek film, bu yutturmacanın hesaba katılmasıyla özel olarak yazılan, 1960’ların Gizem Kokusu filmi olmuştu. Sonuçlar, tahmin edileceği üzere leş gibiydi ve Smell-o-Vision bir daha hiç kullanılmadı.

Gülümseme Kontrolü

Mutlu olun, ya da başka bir şey olun. 2009 yılında Japonya’nın Keihin Elektrikli Ekspres Demiryolu şirketi çalışanları, sabahları gülümseme kontrolleriyle karşı karşıya kalmaya başlamıştı. Çalışanlar, onların yüz ifadelerini çözümleyerek, sıfırdan 100’e kadar olan bir ölçekte gülümsemelerini değerlendiren bir yazılıma maruz bırakılıyorlardı. Yeterince aptalca gelmedi mi? Bunun yanında, gün boyunca amaçlayacakları “ideal gülümsemelerinin” fotoğrafını da yanlarında taşımaları gerekiyordu. 🙁

Microsoft Bob

Bütün bir işletim sisteminin Clippy etrafında tasarlandığını hayal edin; işte karşınızda Microsoft Bob çıkmazı. Windows 95 kullanıcıları için daha kolay bir arayüz olması amacıyla tasarlanan Bob, sizin bilgisayarınızı kendi evi şeklinde düşünüyordu; sizi de bir misafir olarak. Çok yardımsever olduğundan, basit işlerde sizi yönlendirmek amacıyla karikatürden yardımcılar bile sunuyordu. Yazılım pahalıydı ve abartılı miktarda şirindi. Ayrıca, kullanıcı dostu olmak yönünden standart olan Apple’ın Macintosh’uyla yarışamamıştı. Bob uzun süre önce gitmiş olsa da, hâlâ devam eden bir felaket bıraktı: Belki de tüm zamanların en kötü yazı tipi olan Comic Sans, Bob için özel olarak oluşturulmuştu.

Vio

Kola şirketi, onu dünyanın ilk “titrek içeceği” şeklinde adlandırıyor. Bu aslında, Vio’nun özünde gazlı içecek aromalı bir süt olduğu gerçeğini atlatmak için uydurulmuş, yavan bir edebikelâm. Meşrubat devi, bu şeyin şişelerini 2009 yılında, içinde New York’un da dahil olduğu deneme pazarlarına sundu. Şaşırtıcı şekilde, pek ilgi görmedi (yine de Kola şirketi, kendisini hâlâ sınırlı miktarlarda üretiyor).
 

KAYNAĞI GÖR

Türkiye’nin en sevilen haber uygulaması Bundle’ı indirin, hiçbir gelişmeyi kaçırmayın!
BUNDLE'I İNDİR